“Kayıp giden yıldızlar yapamadığımı yapıyor.”
İnsan, kendi içine bakmaya korkar mı?
Bu, gece gökyüzüne bakmaktan korkmak gibi bir şey. Karanlık olduğunu biliyordun, bakmadın, bakamadın. Ben de bakamadım. Uzunca bir süre, kendi içime.
Gökyüzüne de.
Sonra, farkına varmadan gördüm. İçimi. Aşil vardı bir kenarda. Rengi hala gül kurusuydu. Benzetme yine aynıydı; kuru bir gül… Kıyamadığını en iyi böyle ifade ediyordu, tutan. Elinde tutuyordu ama nazikçe. Bir şey olur diye ödü kopuyordu. Uçup gider diye de…
“İçimdeki rengin gül kurusu” diyordu. Demeye getiriyor da olabilirdi. Her neyseydi. Sahi o güle n’nolduydu?
